Tsunami kriz doğurdu: Pasifik’in Kardak’ı

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, Japonya Meteoroloji Ajansının (JMA) ülkeyi vuran depremlerin ardından yayımladığı tsunami uyarısına, Güney Kore’nin en doğusundaki Dokdo adacıklarını dahil etmesi nedeniyle Tokyo yönetimini protesto etti.

Yonhap’ın haberine göre, Bakanlık Sözcüsü Lim Soo-suk, basın brifinginde, JMA’nın internet sitesindeki tsunami uyarılarını gösteren haritada, Güney Kore’nin en doğusundaki Dokdo adacıklarına da yer verilmesi konusunda açıklama yaptı. Lim, tsunamide şu ana kadar Güney Kore’de herhangi bir kayıp yaşanmadığını belirterek, “Hükümetimiz, diplomatik kanaldan Japonya’yı güçlü biçimde protesto etti ve düzeltici önlemler talep etti.” dedi.

Ülkesinin, Japonya’nın “mantıksız iddialarına” sert bir şekilde yanıt vermeye devam edeceğini aktaran Lim, “Dokdo, tarihsel, coğrafi ve uluslararası hukuk çerçevesinde Kore topraklarının ayrılmaz parçasıdır.” ifadesini kullandı.

Dokdo adacıkları, Güney Kore ile Japonya arasındaki ilişkilerde uzun süredir devam eden tartışma konularından biri. Güney Kore, adacıklar üzerinde küçük bir polis müfrezesi bulunduruyor. Japonya’nın batısındaki İşikawa eyaletinde ve bu bölgedeki Noto Yarımadası kıyısında dün meydana gelen depremlerde, şimdiye kadar 48 kişi hayatını kaybetmiş, tsunami uyarısı verilmişti.

JAPONYA’NIN ÇİN VE TAYVANLA DA ADACIK SORUNU VAR

Japonya, Güney Kore ile yaşadığı krizin benzerini çin ve Tayvan ile de yaşıyor. Japonya’nın “Senkaku” , Çin’in “Diaoyu”, Tayvan’ın ise “Diaoyutai” diye isimlendirdiği adacıklar üzerindeki anlaşmazlık uzun yıllardır devam ediyor.

Ülkenin güneybatısında Tayvan adasına kadar uzanan Ryukyu ada zincirinin parçası olarak gördüğü adacıklar, halen Tokyo’nun fiili kontrolünde bulunuyor. Bölge, hem Tokyo hem de Pekin tarafından tarihsel egemenlik alanı olarak görülüyor. Çin ile Tayvan arasındaki egemenlik ihtilafı da Ada’daki hükümeti, anlaşmazlığın ek taraflarından biri haline getiriyor.

En büyüğü 4,3 kilometrekare genişliğinde, yerleşime imkan vermeyen kayalık kaplı adacıklardan oluşan bölgeye dair Çin’deki en eski kayıtlar 15. yüzyılda Ming Hanedanı devrine kadar gidiyor. Ming devrinde, bugün Japonya’nın kontrolündeki Ryukyu Adaları’nda Ryukyu Krallığı olarak bilinen, merkezi Okinawa Adası olan bir takımada devleti hüküm sürüyordu. Krallık, haraç ödeyen bir ülke olarak Çin İmparatorluğu’na bağlı fakat iç işlerinde bağımsızdı.

Bu dönemde Çinliler, adacıkları deniz seyahatlerinde yer ve yön belirlemek amacıyla kullanıyordu. Japon İmparatorluğu’nun 17. yüzyıl başında bazı Ryukyu Adaları’nı işgal etmesinin ardından Krallık, her iki imparatorluğun da bende ilişkisi kurduğu, fakat özerkliğini koruduğu dönemler geçirdi. Japonya, Pasifik’teki sömürgeci yayılmasının parçası olarak 1895’teki Birinci Çin-Japon Savaşı’nın ardından adacıkların olduğu bölgeyi ilhak etti. Çin ile Japonya arasında Mayıs 1895’te imzalanan Şimonoseki Antlaşması’yla, Tayvan ve bölgedeki adacıklar Japonya’nın kontrolüne geçti. Japon İmparatorluğu, İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar bölgedeki hakimiyetine korudu. Japonya’nın savaşın ardından teslim olmasıyla bölge, Ryukyu Adaları ile ABD’nin kontrolünde kaldı.

Washington, 1972’de adacıkları Japonya’ya iade etti. Çin ise Japonya’ya, sömürgeci dönemde işgal ettiği bölgede hakimiyet hakkı tanınmasına itiraz ederek adacıkların tarihsel olarak kendi egemenliğinde olduğunu savundu.

SEKS İŞÇİSİNDEN ÖZÜR KRİZİ

II. Dünya Savaşı’nda çok sayıda Koreli ordu için kurulan genelevlerde seks kölesi olarak çalıştırılmaya zorlanmıştı. Hayatta kalanlardan uygun şekilde özür dilenip tazminat verilmesi uzun süredir iki ülke ilişkilerini geren konulardan biriydi.

Japonya konunun 2015’te Abe ile dönemin Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye arasında yapılan anlaşmayla çözüldüğünü savunuyor. Abe hayatta kalanlardan özür dilemiş ve mağdurlara verilecek tazminatlar için 9 milyon dolarlık (yaklaşık 62 milyon TL) bir fon kurulmasına karar vermişti. Çok sayıda Güney Koreli tazminatı yetersiz bulmuş ve Japonya’yı mağdurları parayla susturmaya çalışmakla suçlamıştı. Moon Jae-in hükümeti ise 2015’teki anlaşmanın kusurlu olduğunu açıklamış, dönemin yetkililerinin anlaşmadan önce ailelerle düzgün iletişim kurmadığını savunarak fonun çalışmalarını durdurmuştu.

Güney Kore’de Japon ordusunun savaş döneminde seks kölesi olarak kullandığı kadınları simgeleyen heykelin önünde diz çöküp eğilen erkek figürünün Japonya Başbakanı Şinzo Abe’yi andırması heykeli iki ülke arasında yeni bir tartışmayı alevlendirmişti.

Tokyo hükümeti dağlık Pyeongchang ilçesindeki bir botanik parkında bulunan heykeldeki özür dileyen kişinin, Japonya Başbakanı Şinzo Abe’yi temsil ettiğinin doğrulanması halinde bunun “uluslararası protokollerin bağışlanamaz bir ihlali” olduğunu söylemişti. Japonya Baş Kabine Sekreteri Yoşihide Suga açıklamasında “Eğer haberler doğruysa bunun Japonya-Kore ilişkilerine kesinlikle etkisi olacaktır” demişti.

KARDAK KRİZİ

Öte yandan biz de Güney Kore ve Japonya arasındaki adacık krizine benzer bir krizi biz de komşumuz Yunanistan ile 1996 yılında yaşadık. Figen Akat isimli Türk bandıralı kargo gemisinin Kardak Kayalıkları’nda karaya oturması sonucu Türk ve Yunan kurtarma ekipleri arasında anlaşmazlık çıktı. İki ülke savaşın eşiğine gelirken Yunan ordusu ikiz Kardak Kayalıkları’nın iki adacığından birine asker çıkartıp bayrak dikti.

Uzun tartışmalar ve kavgalar sonucu hükümetin aldığı kararla SAT komandolarımız başarılı bir operasyonla Yunan Donanması’nın içinden sızarak Kardak’ın diğer adacığına çıktı ve bayrağımızı dikti. Gece karanlığında sessizce gerçekleştirilen operasyondan Yunan güçlerinin ancak gün ağarıp bayrağımızı görünce haberleri olmuş buna karşın tek kurşun atılmadan Yunan Genelkurmay Başkanı istifa etmek zorunda kalmıştı.

Taraflar daha sonra diplomatik olarak anlaşarak karşılıklı bayraklarını ve askerlerini de alarak adacıklardan çekilmişti. Bugüne kadar adacıklar Türkiye ve Yunanistan arasında sorun olmaya devam etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx