Ondan sonra sanat asla eskisi gibi olmadı

Melisa Vardal  – Pop Art’ın öncüsü Andy Warhol İstanbul’da! Sanat tarihindeki ayrıksı duruşuyla ön plana çıkan Amerikalı sanatçı, meşhur çorba konservesinden Marilyn Monroe’suna İstanbullu sanatseverlerle buluşuyor. “Andy Warhol İstanbul” adlı serginin sınırlı sayıdaki eserlerle ‘ön lansman’ niteliğindeki bir bölümü 15 Ekim’e kadar Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilirken asıl sergi Emirgan’da yer alan İstanbul Lale Müzesi’nde şubat ayına kadar görülebilecek.

Sanat dünyasında şimdiye kadar satılan en pahalı eserlerini yaratan Warhol’un sergisinin küratörlüğünü Nurgül Şenefe üstleniyor. Sergide, Warhol’a şöhretini kazandıran “Campbell’s Soup Cans/ Campbell Çorba Kutuları” ve “Marilyn Diptych/ Marilyn İkilisi” gibi ikonik yapıtların aralarında bulunduğu 120’yi aşkın eser yer alıyor. Deneyimsel bir sergi kurguladığını söyleyen Şenefe önceliği yaratıcı, renkli kimlik ve çalışmalara sahip olan Warhol’un eserlerinin sergilendiği coğrafyanın durum, kültür ve yapısına uygun çerçevede çalışmalardan tasarlamaya verdiğini söylüyor. Pop Art sanatını deneyimlemek ve Andy Warhol’u anlamak teması üzerine çalıştığını belirten Şenefe, sergi kapsamında bu tema üzerine söyleşi ve atölyelerin de düzenleneceğini vurguluyor. Şenefe bu sergiyle yaratmak istediği deneyimi “Warhol, eserlerinin sergilenmesi esnasında görsel ve deneysel bir tarzı benimsemeyi severdi. Bu sebeple serginin küratörü olarak Warhol’un seveceği gibi ama kültürümüze ve ülkemize uygun fikirleri öne çıkardım” sözleriyle açıklıyor.

Sergi 15 Ekim’e kadar AKM’de. 

Güç ve manipülasyon

Warhol’un özel yaşamında ve eserlerinde ‘kendini tekrar tekrar yeniden yaratabildiğini, yeniden keşfedebildiğini, her yeni nesile geçebilir enerjisini ve cesaretini’ görebildiğini söyleyen Şenefe ziyaretçilere Warhol’un ‘öncesi ve sonrasını’ bilerek sergiyi gezmelerini tavsiye ediyor. Şenefe göçmen çocuk Andrew Warhola’nın Amerikan kültürünü kavramış, kusursuz Amerikalı hayalini gerçekleştiren ve içlerine girmek istediği çevrenin bir mensubu olan Andy Warhol’a dönüşümünün detaylarını sergideki eserlerde yakalayabileceğimizi söylüyor.

Şenefe, “Warhol’un sanatı bugünden baktığımızda sanatseverlere ne ifade etmeli?” sorumuzu ise şöyle yanıtlıyor: “Andy Warhol’un deha düzeyindeki yaratıcılığını görmemiz önemli. Eserleri, geleneksel sanatın nasıl sınırlarının aşıldığının göstergesi. Elitist sanat anlayışın yerine popüler kültürün imgelerini koydu. Popüler kültürün etkisi altındaki nesneleri sanatın bir parçası yaptı. Ve 1960’lar öncesine kıyasla halk tarzını yücelten sanatçıların ve sanat akımının çıkışının temsilcisi oldu. Warhol’un yaptığı şey sadece sıradan bir ticari sanat ürününü kopyalamak değildi. Sıradan bir sanat ürünüyle, yüksek bir sanat ürünü arasındaki farkı hem görünmez hem de çok önemli hâle getirdi. Çalışmalarında ironi ve parodi, tepki, insan yaşamını etkileyen güç ve manipülasyonun sembolize ettiği dışavurumculuğunu görebiliriz. Warhol sanata bakışımızdan çok, anlama tarzımızı değiştirecek radikal adımları hayata geçirdi. Sergideki eserlerine bakarken bunu yakalayacak ziyaretçilerimiz olacaktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx